20 Ocak 2013 Pazar

Bir Katilin Gelecek Zamanı

Küçük adamın dudak ısırmalarının ardın da gizli bir sır yatıyordu.
Beklemek hoşuna gitmesede genel plana uygun olarak herşey kendi çarkında dönüyordu.
İnsanlar daha belirginleşir , arkasını döndüğündeki hareketlenmeleri görüyormuşcasına farkediyordu.Yürürken ‘hesap soracak olanların tavrıyla’ başını ’ zorunda olduğun için ’ onaylıyormuşcasına sallıyordu.
Hani şu arabalardaki küçük oyuncak maskot köpekler gibi.Çoğu zaman dışarı bakar yöde oluyor ve arşınladığı tüm yollara kafasını sallıyor , insanların bu hoşuna gittikleri için bir zamanların revaçta olan süs eşyalarından biri oluvermişlerdi. Fakat unutuldu.

Ama unutulmayan birşey vardı ki ,diş sıkarak sallanan o baş ;zamanının gelmesini beklerken yani bir küçük adamcağızken büyüvermişti.Büyük ve koca.Koca ve sert. Sert ve acınılası bir şekilde acımasızlaşmıştı.Bütün yasaların boşluklarını araştırmış , bütün evrak kayıt sistemlerinin zayıf noktalarını bulmayı başarmış , aynı zamanda modern çağın gerektirdiği ‘bilişim çağı insanı ’ olmayı başarabilmişti.Bazı gecelerde , bir takım deliler onu gördükleri vakit çığlık çığlığa koşar , şehrin insanlarının evleri ramazan vakitlerindeki gibi bir bir ışıklarını açarlar ve dışarı bakarlardı.

İnsanlar bu zamanlarda içlerine sindiremedikleri sıkıcı bir merakla topuklarından deprem sesi çıkaran bu adamı seyretmeye başladılar.
Bu olay, geceleri diş fırçalama ritüelleri gibi sokağı , caddeyi seyretme haline dönüşmüştü.
Geçtiği yollardaki tüm dairelerin hepsi olmasa bile çoğu ; artık pencelerdeydi.

Bu , ona , eline fırsat geçen bir intikamcının gülümsemesini yerleştirmişti yüzüne…

1 yorum: